Menopoz

Menopoz bir kadının gördüğü son adet kanamasına verilen isimdir. Bundan sonraki yıllar “postmenopozal” dönem olarak bilinir. Menopoza doğru yaklaştıkça bazı değişiklikler başlar ve bir süre sonra menopoz olur, işte bu menopoz öncesi döneme ise “premenopozal” dönem denir. Her iki dönemin toplamı 8-10 yıl bile olabilir ve bu dönemde kadın hem ruhsal ve hem de fiziksel bir geçiş süreci yaşar. Bu geçiş süreci kimi kadınlarda çok sessiz kimilerinde ise çok olaylı olabilir. Menopozda önce adet kanamaları sıklaşır, daha sonra adet kanamalarının arası açılır ve son adetten sonra başka kanama olmaz.
Menopoz döneminde görülen değişiklikler:
  • Menopozal geçiş dönemi boyunca sıcak basmaları
  • Vajende kuruluk
  • Genital kıllarda seyrekleşme
  • İleri yıllarda vajen daralması ve kısalması
  • Cinsel ilişkide ağrı
  • Kanama
  • Cinsel istekte azalma
  • İdrar kaçırma
  • Psikolojik sıkıntılar
  • Depresyon
  • Sinirlilik
  • Kendine güven kaybı
  • Hafıza azalması
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Deri değişiklikleri arasında; kırışma, sarkma, lekelenme, kuruma, saçlarda kuruma, seyrelme, tırnaklarda zayıflama, kırılma, çizgilenme
  • Şeker ve kalp hastalıklarında artış
  • Osteoporoz nedeniyle hayatı tehdit eden kırıklar

“Menopoz” kelime anlamı olarak son adet kanaması. Akla getirdikleri ise üreme yeteneğinin sonlanarak sanki kadının yaşlanması, sıkıntılar, uykusuzluk, sinirlilik, cinsel sorunlar, vs… Popüler tarih dizimizde de Hürrem Sultan’ın adetten kesilmesini artık iktidar gücünü yitirmesi olarak sundular.. Oysa gerçekte öyle mi?

Kadının ortalama ömrünü ülkemizde 70 yıl olarak düşünsek, bir kadın neredeyse üçte birinimenopozda geçiriyor.. bu kadar uzun bir yaşam kesiti elbet ki çok değerli ve sağlık açısından iyi değerlendirilmesi gerekiyor.. Erken menopoz ise 40 yaşından önce menopoza girilmesi. Bu ise gerçek bir sağlık sorunu ve mutlaka tıbbi yaklaşım ve tedavi alınması gerekiyor.

Menopoz kesin tanısı adet gecikmelerini takiben değişik şikayetlerle başvuran kadınlarda yapılanhormon ölçümleriyle konuyor. Menopozda aslında olan şey yumurtalıklardaki yumurta hücrelerinin tükenmesi ve yumurta oluşumunun biterek hormon üretiminin azalması. Sonuçta kanda “kadınlık hormonu” olarak adlandırılan “östrojen” hormonu doğurganlık yıllarındaki seviyenin altına düşer. Sigara içmek, vücut kitle indeksi, çocuk doğurmamak ve rahimin alınması da menopoz yaşını etkileyebilir. Normalde yapılan araştırmalara göre Türkiye’de kadınlar için beklenilen menopoz yaşı 47-48 yaş civarı.

Menopoz Şikâyetleri Nelerdir?

Geçiş sürecinde yani menopoza yaklaşırken adet düzensizlikleri oluşabilir. 2-5 yıl sürebilen bu geçiş süreci kimi kadınlarda hiçbir sorun yaratmazken kimilerinde tabir yerindeyse “fırtınalı” geçebiliyor.

Sıcak basmaları, terlemeler, uykusuzluk, baş ağrıları, sinirlilik en sık görülen şikâyetler. Menopoz sonrası aylar geçtikçe vajinal kuruluk, cinsel ilişkide acı ve ağrı, cinsel istek azalması, idrar şikayetlerinde (idrar yaparken yanma, tuvalete yetişememe, idrar kaçırma gibi) artış meydana gelebiliyor. Menopozda bir diğer değişiklik de kan yağlarındaki değişiklikler ve kolesterol düzeylerinde artış. Yine menopoz döneminde kalp hastalıkları riskinde artış olduğu ve 50 yaşından sonra kadınların kalp krizi geçirme riskinin erkeklerinkine yaklaştığı da biliniyor.

“Osteoporoz” yani kemik erimesi ise diğer önemli bir sorun ve vücuttaki kemik kütlesinin azaldığını ifade ediyor. Erken menopozda ya da cerrahi olarak vaktinden önce menopoza giren (yumurtalıkları alınan) kadınlarda belirgin olarak daha fazla görülüyor.

Tüm bunlar aslında doğal süreçler, yani her kadın zaman içerisinde bunları az ya da çok yaşıyor. Ama sonuçları açısından bakıldığında sanki “olmasa daha iyi olmaz mı ?” dediğimiz bir süreç gibi.

Normalde adet döngüsü ortalama 28 günde bir olur. Adet döngüsünün 22 günden daha sık olması genellikle yumurtalık rezervinin azaldığına işaret eder. FSH (Follicle-Stimulating Hormone) hormon yüksekliği tespit edilirse hastanın durumuna uygun üreme ve doğurganlığın korunması seçeneklerinin acilen anlatılması ve yapılması gerekir. Her şey henüz normal iken menopozun yaklaştığını düşündürecek bulgulardan biri AMH (Anti-Müllerian Hormone) düzeyinin azalması olabilir. Yumurta rezervini ölçecek testlerden biri de adet sırasında yapılan ultrasonografi ile küçük yumurta sayımı ve yumurtalık hacim hesaplanmasıdır.

Menopoza giren kadına, durumuna ve yakınmalarına uygun olarak hormon tedavisi düşük dozda, yeterince ama kısa süreli verilir. Ayrıca kemik erimesini azaltacak ilaçlar kırık riski artmış hastalarda kullanılır. Hayat tarzı değişimleri, hareketin artırılması, kilo verilmesi, sigara bırakılması, güneşlenme ve sağlıklı diyet önerilir.